[caption id="attachment_869" align="alignleft" width="300" caption="Beşiktaş"][/caption] Ha Siyah, ha Beyaz ! Yüreğimi tavaf etmiş , yarınlarıma serpiştirilmiş sevdan… Dünlerimde var olan , yarınlarıma umut olan sevdan… Yüreğimde bir çocuk büyütüyor sevdanı, gözü gibi bakıyor, besliyor… Hayal kurup beyazlanıyoruz kimi zaman, gerçeklerle siyahlara bürünüyoruz ardından… Sen ve hayat en güzel hayal… Ama hep seni yaşayaraktan, hepsi seninle… Umutlanıp ak oluyoruz, sonrasında kararıyoruz… Yine seninle… Seni sevmek, seni yaşamak, seni anlamak… Ama seni anlatamamak ! Mecnunlara, leylara AŞK’ı öğretecek sevdamızın içine ”gireyim” demeyesiniz, boğulursunuz… Sebeplerimizden korkar, sevdamıza AŞIK olursunuz ! Saatler hep 19:03 görünür bize… Hayat hep siyah-beyaz gözümüzde… Onunla gülüyoruz bazen, sahte de olsa gülüyoruz işte… Ağlıyoruz bazen,
[caption id="attachment_582" align="alignleft" width="300" caption="Quaresma Helsinki Maçında"][/caption] Tabloyu gözünüzün önüne getirin… Dakika 13… Ceza sahasının içinde rakibin hücumunu kesti, ileride sağda top bekleyen Hilbert`e harika bir pas attı. Hilbert o işin altından kalkamadı. Dakika 14… Top döndü, orta sahada Guti`ye geldi. Guti arkasındaki Quaresma`ya verdi. Portekizli futbol sanatçısı şöyle bir baktı kaleye, sonra 90`a vurdu. Bu gol futbolu seven herkes için şapka çıkartılacak güzellikteydi! Ama ilk yarı boyunca “Ya Quaresma o şutu atmasaydı, ne yapardık?” diye içimizden geçirdiğimizi de itiraf edelim! Çünkü vasat Helsinki, Beşiktaş`ın sağ kanadını hallaç pamuğu gibi attı, Bah`ı durdurmak mümkün olmadı. Ferrari yine feci hatalar yaptı… Ve Beşiktaş`tan bir türlü doğru düzgün bir hücum organizasyonu seyredemedik… İkinci yarı nasıl geçti, diye sorarsanız, 67`de
[caption id="attachment_394" align="alignleft" width="300" caption="Tur Mabed'e Kaldı !"][/caption] Deplasmandan beraberlikle İstanbul`a dönüyoruz. Çoğumuzun beklemediği bir skordu 1-1. İstenilmeyecek kadar kötü değil belki, ama beklenilmeyen bir skor. İlk başta biraz Plzen`e değinelim. Tipik Çek takımı. Fizikli ve güçlü, rakibi bozmaya yönelik ve rakip onların oyununu bozamazsa iyi oynamaya meyilli. İsim isim açıkcası ayrılabilecek veya üstün bir oyuncu görmedim. Futbol ve diğer tüm spor dallarında mücadele etmeyen yok artık. Plzen`de mücadele konusunda gayet arzulu. Ama tek devrelik atımları olduğunu gösterdiler bu maçta bizlere. İlk yarının başından itibaren Plzen çok tehlikeli oldu Beşiktaşımız karşısında. Beşiktaş ise ilk “pozisyon” gibi duran atağınız 12. dakikada gerçekleştirdi. Onda da Nobre, az bir bencillikle topu Delgado`ya bırakmadı ve harcadı. Daha sonrasından, bizden çok daha hazır ve
